Friday, July 24, 2015


Adres - - bendekine postalıyorum
Değişmiş olabilir
Geçmez de eline bir yerde kalırsa
Bir gün açar birisi belki kendisinedir.

Friday, July 24, 2015


Her ben, dolaylı şekilde bir sen'i anlatış, bir sen'den yakınıştır. Çünkü benim yerim sen'le onun arasındadır ve o değildir bana yakın olan, sensin. Ben ben olsam dilbilgisi kitaplarındaki tekil şahıs zamirlerini şu sıraya göre düzenlerdim: Sen, ben o! Başta sen gelir, çünkü ben diye bir şey yok sen olmadıkça. Her ben benliğini sen'le anlar.

Thursday, July 23, 2015

Yargıda bulunacak bir durum olmasa da zorunlu olarak bir seçim yapmak gerekiyordu. Teorik olarak bir şey iyi ya da kötü olabilir, ama yaşamınızı sürdürmrk için seçim yapmak durumundasınızdır, kimileri göreceli olarak daha sevecen, kimileri ise sadece daha fazla ilgi duyar sana, hatta bazen içi boş dışı albenili tipler de gerekebilir, sadece boktan zevkler için, tıpkı beş para etmez boktan filmler gibi.

Tuesday, July 21, 2015

"Sen kalbimin ritmisin
Damarlarımdan bedenime yayılan fikrimsin
Sen hissedebildiğim tek şeysin
Kelimeler bitince başlarsın
Hiçbir şey söylemeden her şeyi anlatırsın
Sessiz kelimelerin olmasa her şeyi anlatan
Hayat kötü bir rüya olurdu, uyanamadığım
İçtiğim su içimde kururdu, ağırlığını taşırdım
Soluduğum hava içimi sıkardı, beni boğardı
Eğer ruhum parmaklarının ucunda bir nota olmasaydı
Sana teşekkür ederim
Çünkü sen bana müziğimi verdin."

"Kemal o gün annelerin çocuklarını asla unutamayacağını anlamıştı. Allah onlara böyle bir sır bahşetmişti. Kadıncağız akşamüzeri oğlunu yolcu edene dek hep ağlamış ve çocuğunun hasretiyle geçen yıllarına hayıflanmıştı. Çok kereler Kemal'ini görmek için Bilecik'e gitmeyi aklından geçirmiş ama Fahrettin Bey'in sahip olduğu güçle çevresindeki insanlara zarar vermesinden korkmuştu.
Vücudunun kuvvetiyle koltuğu masaya doğru iten Kemal, ellerinin sırtıyla ıslak gözlerini sildikten sonra bir kez daha şiiri okudu ve buruşturup çöpe yolladı. Geçen seneden beri annesine de kızgındı. Evlenmek istediğini işaretlerle söylediğinde Vildan Hanım bakışlarını oğlunun ışıldayan gözlerinden kaçırıp yere dikmiş ve yutkunarak,
-Bilmiyorum ki evladım, demişti boğuk bir sesle, nasıl yapalım? O zalim baban ne der? Hem.
Bu 'hem' deyip yutkunmaların ne manaya geldiğini anlayan Kemal hafiften kafasını yukarı aşağı sallamakla yetinmişti.
-Hem, nasıl söylesem, senin durumun.
Gece yarısı eşiği çoktan aşılmıştı. Yatağına uzanan Kemal hüzünlü bakan gözlerini tavana dikerek annesinin kendisiyle ilgili bu yaklaşımını düşündü. Lakin sadece düşünmeydi bu, hayata dair bir çıkış sunacak değildi. Epey zaman sonra, gece iki dolaylarında yataktan doğruldu. Bir süre pencereden karanlık geceyi seyrettikten sonra dışarıya çıktı. Garaja yöneldi. Jeepe atlayıp bu küçük şehrin caddelerine aktı. Bir saatten fazla hedefsizce sokaklarda dolaştı durdu. Sonra da İstasyon'un yolunu tuttu. Trenleri seyretmeyi severdi. Gar'a yakın bir yerde durup jeepin açık penceresinden bir yük treninin geçişini izledi. Sonra da arabayı Gar'ın arkasındaki işkembecinin önüne çekti. İşkembeci Kemal'i önceden tanıdığından hemen çorbasını getirdi. Zaman zaman kaçıp buraya geldiği olurdu. Dilsiz ve yalnız bir adamın kaçışları çok olur." (Nedamet Kafesi-Arifzade)

"Aşık olduğun kızın geçmişi senin için önemliyse,
Geleceğini düşünmediğin kıza da dokunmayacaksın paşam..."

Friday, July 17, 2015


çocukluğumdan beri çok dinlemesem
de hep içimde çalan bir şarkı vardı
bugünlerde onu yeniden dinlerken sana
olan aşkımı tazeliyorum
sevmeyebilirsin de utanmam aşkın biterse
bitsin demek ki bir şarkılıkmış
ama benim sana aşkım hep çalacak bu
şarkıyla

Friday, July 17, 2015


Sana yazmam gereken bir mektubum var,
ama hayat şu anda daha güzel kelime ve ifadelerle
anlatıyor neler hissettiğimi.
Etimle kemiğimle yaşıyorum seni.
Daha ne yazabilirim?

Thursday, July 16, 2015

Günler geçerdi; aynı yatağın ayrı köşelerinde, ayrı şeyler düşünürdük.

Thursday, July 16, 2015

"Düşünceler insanın canını acıtmıyor; biraz sersemletiyor o kadar. Şiddet, süreklilik insanı yıkıyor."

"alıntıdır hakkında Üyelik formu içi tıklayın Alıntı eklemek için tıklayın Üye olarak alıntılara yorum yapabilirsiniz.

Emrah ATEŞ

Emrah Ateş - 1989 İstanbul doğumlu. Aslen Karslı. Radyo ve Televizyon Programcılığı Bölümünü bitirdi. 7 yıldır internet ve fanzin dergiler aracılığı ile şiir, öykü ve deneme yazıları yazıyor. Sairinsharfi.tumblr.com internet adresinde yazdığı yazılar sayesinde farklı kesimler tarafından çok sevildi ve hâlâ bu sitede güncel olarak yazılar yazmakta. İlk kitabı Hayat Meyhanesi’ni 1 Haziran 2015’te Kent Kitap etiketiyle yayınladı.

Devamı...

Son Yorumlar

Alıntı Yapılan Diğer Kitaplar

 Sıradan Delilik Öyküleri kitabından yapılmış alıntıları görmek için kapak resimlerine tıklayın. Tehlikeli Masallar kitabından yapılmış alıntıları görmek için kapak resimlerine tıklayın. İsyan Günlerinde Aşk kitabından yapılmış alıntıları görmek için kapak resimlerine tıklayın. Atuan Mezarları kitabından yapılmış alıntıları görmek için kapak resimlerine tıklayın. Ekmek Arası kitabından yapılmış alıntıları görmek için kapak resimlerine tıklayın. Pinhan kitabından yapılmış alıntıları görmek için kapak resimlerine tıklayın.

Alıntı İstatistikleri

  • Alıntı Sayısı: 3457
  • Kitap Sayısı: 34983
  • Yazar Sayısı: 15960