İlk çarşamba geldi. Derin nefes. Aylar süren bekleyişim bitiyor. Harekete geçiyorum. Kristalin içine hapsolan sular azad oluyor. Ciğerlerim oksijenle doluyor. Isınıyorum. Topladığım gücüm yayılıyor damarlarımdan tüm vücuduma. Bekliyorum. Bekledikçe daha çok ısınıyorum. Özüm kora dönüyor, yanıyorum en derinlerime kadar. Temizleniyorum. Mina vadisindeki İbrahim, Akabe'de atıyor ilk yedi adet taşı. Zümrüdüanka gibi titrek ışıklar saçarak arzın bağrına
açtığım yoldan göğe yükseliyorum. Aşkla yanıyor, yeniden doğuyorum. Develer için yakılan ocak sönüyor. Kimse göremiyor beni. Sadece biri bir şey yazıyor hakkımda biri de cevreciye okuyor meraktan, o kadar. Oysa yeryüzüne, evlere, ciğerlere doluyorum.

Tuesday, March 24, 2015

Bir uğultusun şimdi beynimde, geçmişten gelen. Ara sıra yoklayıp beni, ardına bakmadan kaçan. Göğsüme vurur dalgaların, an be an. Her dalgan bir şey alır götürür benden. Sevgi, aşk ne varsa. Eksildikçe, eksilirim. Sayende, ruhsuzlaşır deli gönlüm. Katılaşır en sertinden.
Hayali suretinle avutsam da kendimi, içine düştüğüm durum eskisinden beter. Pespaye duygular peşinde az koşmadım senin için. Bir gülmen için kaç kilometre katetti ayaklarım. Bir söz işitmek için senden, kaç kapı gıcırtısı dinledi kulaklarım. Bir yüzünü görmek için, kaç yüze değdi gözlerim. Kalbini hissetmek için kaç kalp kırdı, dilim!
Kulelerine her gün, ilmek ilmek ip attım. Tırmandım, tırmandım surlarına. Ellerim, içim kanadı. Dağıldım. Yine de ulaşamadım sana.

Tuesday, March 24, 2015

''Düşüncelerin damlasıdır duygu;
denizinde sevgi suları ve o
sularla yıkanır aşklar sevda derelerinde.
İşte o dereler ki; şiirin kendisidir..! ''

Yaralı şair
Sen beni severdin
Benim için
Olacak iki can bir beden
Yabancı kal.

Friday, March 20, 2015


Ne içersin
Ne okursun
Sabah kahvaltısında
Söyle bana
Bileyim ben de
Kim olduğunu

Friday, March 20, 2015


Yapmayı bilenler yapıyorlar, yapmayı bilmeyenler öğretiyorlar, öğretmeyi bilmeyenler öğretmenlere öğretiyorlar ve öğretmenlere öğretmeyi bilmeyenler politika yapıyor.

Friday, March 20, 2015


Dört kişi dört yüz metrekarede yaşarken, yığınla insanın, hatta belki de aralarında lanetli şairlerin de bulunduğu insanların doğru dürüst bir konutlarının bile olmamasını ve on beşinin birden yirmi metrekareye sıkışmasını normal buluyor musunuz?

Friday, March 13, 2015


Klasik kadın düşmanı anlayışına göre, kadın, erkek tarafından hayranlık duyulan ve nefret edilendir çünkü hayatın kaynağıdır; zira memelerinden Samanyolu fışkırır, bacaklarının arasından çocuklar çıkar.

Friday, March 13, 2015

"İnsan yüreğinden ansızın akan yaşlar, bir taşın sertliğinden de ateşin sıcaklığından da daha gerçektir."

Aşkın miladının yazıldığı bu kitapta, bir genç kızın aşk ve intikam ikilemi arasına sıkışmış, ta ki ölümü diri diri gömdüğü toprağa, birileri yalın ayaklarıyla değinceye kadar, kaptanı
uyuyan bir gemiyle meçhule doğru yol alan bir hayat hikâyesi bekliyor sizleri. Aşkın yıkılıp baştan imar edildiği bu kitapta, bundan yıllar evvel aşksal dönüşüm başladı ve artık aşka dair hiçbir bozuk yapıya, gecekonduya yer yok bu yüreklerde...
(Tanıtım Bülteninden)

"İlk o gün, dudaklar birbirine çarptıkça zaman içerisinde tutsak oluyordu, pervasızca hayatın bir köşesinde sürüklenmekte olan gerçek ölü bedenlerin ruhları..."

"alıntıdır hakkında Üyelik formu içi tıklayın Alıntı eklemek için tıklayın Üye olarak alıntılara yorum yapabilirsiniz.

Gabriel Garcia MARQUEZ

Kolombiyalı yazar, romancı,1927’de Kolombiya'nın Aracataca kentinde doğdu. 17 Nisan 2014'te ne yazık ki Marquez’i kaybettik.

Büyükannesiyle büyükbabasının evinde ve teyzelerinin yanında büyüdü. Başkent Bogota’daki Kolombiya Ulusal Üniversitesi’nde başladığı hukuk ve gazetecilik öğrenimini yarım bıraktı. 1940’lardan başlayarak uzun yıllar gazetecilik yaptı. Öykü yazmaya 1940’ların sonlarında başladı.

Devamı...

Son Yorumlar

Alıntı Yapılan Diğer Kitaplar

 Mezarlık Kitabı kitabından yapılmış alıntıları görmek için kapak resimlerine tıklayın.

Alıntı İstatistikleri

  • Alıntı Sayısı: 3390
  • Kitap Sayısı: 34963
  • Yazar Sayısı: 15950